Bu Güne Kadar Hep Yanlış Bildiğiniz Bilgiler

● Çin seddi uzaydan görünen tek insan yapımıdır.

Çin seddi

Çin seddinin uzaydan görülebilen tek insan yapımı olduğunu herkes duymuştur. Ancak 400 km yükseklikte bulunan, uzay istasyonlarında görev yapan astronotlar, uzaydan çin seddini göremediklerini söylemişler. Yani çin seddinin nerede olduğunu çok iyi bilen çinli astronotlar bile dikkatli bir şekilde bakmalarına rağmen duvarın görünmediğini dile getiriyorlar. Çin seddi sadece birkaç metre genişliğinde olduğu için, 400 km yükseklikten çin seddini görebilmek, insan gözünün yapısına göre imkansız. Astronotların söylediğine göre uzaydan görünen insan yapımı şeyler; şehirler, barajlar ve hava limanlarıdır.

● Sadece 5 tane duyumuz vardır

Bu güne kadar hep 5 tane duyumuz olduğunu öğrendik. Duyma, görme, tat alma, dokunma ve koklama. Ancak insan vücudu bu 5 duyudan çok daha fazlasını algılama yeteneğine sahip. Örneğin; gözlerimiz kapalı olsa da vücudumuzun hangi pozisyonda olduğunu hissedebiliriz. Mesela başaşağı ya da yatar pozisyonda duruyorsak, iç kulağımızda bulunan hassas algılayıcılar sahesinde bunu farkedebiliriz. Bu duyumuza denge diyoruz. Yine kulağımızdaki alıcılar sayesinde, araçta seyir halinde iken hizlandigimizi ya da yakaladığımızı hissedebiliriz. Buna benzer bir sürü örnek verebiliriz.

● Domatesin sebze olduğu bilgisi

Domatesin genelde sebze olduğu sanılır. Çünkü çiğ yenen ya da tatlı olan bitkilerin meyve olduğunu, pişirilerek yenen ve tuzlu olduğunu bildiğimiz bitkilerin sebze olduğunu düşünürüz. Ancak sanılanın aksine durum aslında pek de böyle değil. Peki sebze ve meyveler neye göre ayırt ediliyor. Meyvesinin bitkisinin tohumunu taşıyor olması onu meyve yapar. Örneğin; elma ağacının tohumları, elma meyvesinin içinde bulunur. Bu durumda domates, patlıcan, biber, salatalık gibi bitkiler aslında birer meyvedir. Hatta zeytin bile aslında bir meyve sayılır. Sebzeler ise bitkisinin içinde tohum bulundurmayan diğer kısımlarıdır. Patates ve havuç bitkinin kökleridir.

● Dilin tat alma bölgeleri farklıdır

Dilimizin bazı bölgelerinin, farklı tatlar anlayabildiğini gösteren o meşhur resmi hepimiz görmüşüzdür.

Bu resme göre dilimizin on kısmı ile şekerli tatları, arkası ile acı tatları, yanları ile de tuzlu ve ekşi tatları algılıyormuşuz. Ancak durum gerçekte hiç de öyle değil. Dilimizin her tarafından tat almamızı sağlayan hücreler bulunur. Bunlar bütün tatları algılayabilme potansiyeline sahip. Ayrıca sanılanın aksine dört değil beş farklı tat vardır. UMAMİ adı verilen bu tat genelde kızarmış et yerken aldığımız ekşi ve tuzlumsu tattır.

● Paslı demir tetanoza neden olur

Bir yerimiz Paslı bir demirle yaralandığı zaman aklımıza ilk gelen tetanoz hastalığıdır. Eğer demir paslı değil ise tetanoz olmayacağımızı düşünürüz. Aslında durum hiç de bildiğimiz gibi değil. Çünkü tetanoz hastalığının pas ile hiç bir alakası yoktur. Tetanoz hastalığına Clostiridium Tetani adı verilen bir bakteri neden olur. Bu bakteri genelde toprakta, hayvan salyasında ve gübrede bulunur.

● Uzaya koruyucu kıyafet olmadan çıkarsak vücudumuz patlar

Uzaya koruyucu kıyafetler olmadan çıkarsak vücudumuzun basınçtan patlayacağını herkes duymuştur. Uzayda hava olmadığı için hava basıncı da yoktur. Bundan dolayı kan basıncımız yüzünden vücudumuz dışa doğru patlar. Kulağa hoş gelse de aslında böyle birşeyin gerçekleşmesi mümkün değil. Çünkü dünya ile uzay arasındaki basınç farkı sadece bir atmosfer kadardır. Ve bu basınç vücudumuzu patlatmak için yeterli değildir. Çünkü insan derisi bir atmosfer basıncına dayanabilecek kadar esnektir. Lâkin bu durum şişmeyeceğimiz anlamına gelmez. Uzaya koruyucu kıyafetler olmadan çıkarsak, kanımızda çözülmüş halde bulunan gazlar açiga çıkar ve bir balon gibi şişeriz. Ayrıca sadece birkaç dakika içerisinde oksijen yokluğundan beynimiz çalışmayı durdurur ve organlarımız iflas eder.

● Ispanakta bol miktarda demir vardır

Besin olarak demir dediğimizde aklımıza ilk ıspanak gelir. Ancak aslında içinde ıspanaktan çok daha fazla demir bulunduran bir sürü yiyecek vardır. Bu efsane 1870 yılında Alman bir kimyagerin, ıspanağın içindeki demir miktarını ölçerken hata yapması yüzünden çıkmıştır.

Ispanak yerken güçlenen Temel Reis çizgi filminin de etkisi ile ıspanağın bolca demir içerdiği efsanesi hızla yayılmaya devam etmiştir.

● Tıraş olmak sakalların gürleşmesini sağlar

Tıraş olmanın sakalları daha gür çıkmasına neden olacağına dair bir söylenti de vardır. Ancak bunun arkasında hiç bir bilimsel kanıt yok. Zaten tıraş olmanın, kılların uzamasını sağlayan kıl köklerine hiç bir etkisi yoktur. Tıraş olunduğunda sadece derinin dışında kalan kılları kesmiş oluruz. Bunun da kılların daha gür çıkmasını sağlaması için hiç bir neden yok.

● Beynimizin sadece %10’unu kullanabiliyoruz.

Beynimizin sadece %10’unu kullanabildiğimiz, eğer %10’unu kullanabilseydik ışınlanmak ve uçmak dahil birçok şeyi yapabileceğimizi yıllardan beri söylenir dururuz. Ancak gerçekte durumun bununla hiç bir ilgisi yoktur. Gelişmiş görüntüleme teknikleri sayesinde beynimizin tüm bölümlerini kullanabildiğimiz anlaşıldı.

● Havuç yemek daha iyi görmemizi sağlar

Birçok kişi havuç yemenin, özellikle geceleri karanlıkta daha iyi görmemizi sağladığını düşünür. Bu efsane II.Dünya Savaşında Ingilizler tarafından Alman hava kuvvetlerini kandırmak için uydurmuştur. Ingilizler, gece karanlığında Alman uçaklarını tespit edebilmek için bir radar sistemini geliştirdiler. Bu radar sisteminden Almanların haberi olmaması için de uçakların karanlıkta tespit edebilmelerine havuç yemelerine bağladılar. Bu yanlış, zamanla tüm Avrupa ülkelerine yayıldı. Ve herkesin inandığı bir efsaneye dönüştü.

● Dünya güneşe 1cm daha yakın olsaydı yanardık

Yıllardan beri dünyamız güneşe 1 cm daha yakın olsaydı sıcaktan yanardık diye bir bilgi dolaşıp durur. Ancak bu bilginin yanlış olduğunu gösteren çok basit bir bilimsel olay var. Dünyamız güneşin etrafında elips şeklinde bir yörüngede döner. Bu yörüngenin şeklinden dolayı, yıl içinde dünya ile güneş arasındaki uzaklık yaklaşık 5 milyon km azalıp artmaktadır. Yani 1 cm değil 5 milyon km uzaklık değişimi bile yanmamıza neden olmaz. Çünkü güneş dünyamızı ışınları sayesinde ısıtır. Bu ışınlar ışık hızı ile hareket ettiği için uzaklık o kadar da önemli değildir.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s